Paris’te Gezilecek yerler


Pariste gezilecek yerler Rehberini yazabilme fırsatına kavuştum! Sonunda en sıcak, tarih kokan, aşk ve ışık dolu o ülkeye gitme fırsatım oldu. Şehir, Sen Nehri üzerinde kurulmuş.Ville Lumière, Işık Şehri olarak adlandırılan bu şehrin tamamına inanılmaz bir hayranlık ve bitmeyen hevesle yaklaşacağınızdan eminim. Gerçekten içine girdiğiniz anca farklı bir Dünya’yı hissetmeye başlıyorsunuz. Arc de triomphe de l’Étoile, Zafer Takı isimli tarihi anıt tam da bu bahsettiğim farklı Dünya’ya açılan bir kapı gibi. Napolyon Bonapart, Austerlitz savaşını kazanan Fransız askerlerine seslenirken “Evinize zafer taklarının altından geçerek döneceksiniz.” Diyerek  Takı’nın inşasını başlatmış.

Tam altında I. Dünya Savaşı’nda ölen Fransız askerleri için kurulan asker mezarı (Tombe Du Soldat Inconnu) yer alıyor. Mezarın üstünde bulunan alev 1923 senesinden beri hiç sönmüyor; savaş gazileri ve dernekler tarafından her akşam saat 18:30’da yenileniyor.Takı, Avenue des Champs-Élysées’ nin Batı’sında yer alıyor.

Tiyatro,kafe ve lüks mağazaları ile bilinen en ünlü caddelerden Champs-Élysées de oldukça dikkat çekici.Zamanızı ve paranızı harcamak istiyorsanız gitmeniz gereken yeri biliyorsunuz.Fransızlar tarafından La plus belle cadde du monde, ‘Dünyanın en güzel bulvarı ‘ olarak tarif ediliyor.Cadde, Paris’in kuzeybatısında 8.bölgesinde bulunuyor.Caddeden devam ederek şehirdeki birçok tarihi yere ulaşmak mümkün. Pariste gezilecek yerler için  toplu taşıma oldukça ucuz ve kolay.Günlük biletler 4 euro ve hemen her yere metro ile ulaşabilirsiniz.İçinizi ısıtmanızın en güzel yöntemi de fransız soğan çorbasıdır.Ben Notre Dame’ın yanında bir yerde içmiştim.Özellikle kışın gidiyorsanız içerken alacağınız keyfi anlatamam  bile.Bir de krepleri çok ünlüdür Fransızların.Gitmişken tadımlarınızı da yapın derim. Notre Dame, Meryem Ana’ya ithafen isimlendirilmiştir. Gotik yapıdadır  ve Seine Nehri’nin kıyısında bulunur.Kesinlikle görmeniz gerektiğine inandığım milyonlarca harika detayla ve işleme ile dolu.Turistlerin büyük ölçüde akın ettiği yerlerden de biri haliyle.Giriş kısmında bir sürü kuş var.Ortalarına geçip ellerinizi açtığınızda saniyeler içinde bir sürü kuşun üzerinizde gezinmeye başladığını göreceksiniz.E onlar da alışmışlar artık insanlara.Oldukça sıcak bir karşılama yapıyorlar.

Gelelim Fransa denince akla ilk gelen yapı, La tour Eiffel’ e.Demir Kule, ismini kendisini inşa ettiren  Gustave Eiffel’ den alır.İlginçtir ki Eiffel kendi halkı tarafından bir dönem utanç kaynağı olarak görülmüş. Bazı sanatçılar kocaman bir sokak lambasına benzetirken, bir fabrika bacası gibi Paris’in görsel itibarını zedeleyeceğini ileri sürmüşler.Fakat bugün tüm dünyada oldukça ünlü ve gözde bir yapı.

Le Musée du Louvre, benim için görmesi en heyecan verici yerlerin başında geliyor.Fransa’da açılan ilk devlet müzesi.Bize önce otobüs ile tur rehberi tarafından tarihi bilgilendirme yapıldı sonrasında da dayanamayıp içini görmeliyiz diyip atladık gittik.Öğrencilere giriş ücretsiz.Direk pasaport göstererek veya üniversite kartı ile girebiliyoruz.Tüm eserleri görmek için aralıksız 3 gün orada kalmak gerekiyormuş.Tüm eserleri geçelim de akla ilk gelen Leonardo Da Vinci’nin ünlü Mona Lisa tablosundan bahsedelim.

Tahmin edersiniz ki en kalabalık bölüm o bölümdü.Tahmin ettiğimden çok daha ufak bir tablo kendisi bu arada.Onun dışında müzede Mısır, Yakın Doğu, Grek, Roman ve Etrüsk departmanları ile çok zengin kütüphanesi, konferans salonu ve eğitim bölümü, eserlerin incelendiği ve yenilendiği laboratuvar ile sanat tarihi ve müzecilik konusunda eğitim yapan Louvre Müze Okulu bulunuyor.Yine ilginç bir şey olduğunu düşündüğüm bir detayı paylaşmak istiyorum.Müze ortasındaki cam piramit Fransızların ilk başta hiç sevmediği ve alışamadığı bir yapıymış.Onca tarihi yapıtı bulunduran bir şehre böylesine modern bir yapıyı uygun bulmamışlar.Fakat yine zaman içinde herkes tarafından çok sevilen ve şehrin simgesi haline gelen bir yapı olmuş.

Gitmişken bir de meşhur Moulin Rouge’ u görelim dedik.Hatta başarabilirsek bir de show izlesek dedik ama pek öğrenci gezisiyle yapılacak bir aktivite değilmiş. Orijinal sahne şovları ve binanın dizaynı tarihi boyunca dünyadaki benzerlerini etkilemiş ve pek çok tarzın öncülüğünü yapmış.Biz de bu güzel yapıya yakın bir yerlerde oturup en azından yemek yiyelim dedik ve manzaramız Moulin Rouge’lu bir şekilde gezimize devam ettik.

Yeniyıla bir çılgınlık edip de Parc Disneyland Paris namı-diğer Paris Disneyland’de girmesek de ne yapsaydık? Disneyland, şehre 32 kilometre mesafede bulunuyor.Yılbaşı için gitme planlarınız varsa, durun, sakın öyle şeyler yapmayın.Tecrübe edinmiş biri olarak söylüyorum ki parmaklarınız düşecekmiş gibi acır, her yeri görme hevesiyle sürekli yürürsünüz ama adımlarınız bile donmaya başlar.Yazın gidip mis gibi tadını çıkarmanızı tavsiye ediyorum.İlk Disneylan serüvenim Orlando’da başlamıştı ve yazın gittiğim için yaklaşık 14-15 saat bıkmadan parklarda tur atmıştım.Bu kadar tavsite yeter diyerek konumuza geri dönelim.Disneyland Paris dünyasında 2 bin hektarlık alanda kurulu olan 2 adet park ve 7 tane otel var. Eğlence parklarından biri “Disneyland” diğeri ise  “Walt Disney Studios” bölümü. Disneyland’ı hakkıyla gezebilmek için en az 1-2 güne ihtiyacınız var.Etraftaki her şeyi görmek isteyeceksiniz.Işıklandırmalar, çekici vitrinler, güler yüzlü çalışanlar ve rüya gibi bir ortam sayesinde hiçbir detayı kaçırmamalıyım diye düşünüveriyor insan.Gitmişken birkaç anı biriktirmemek olmaz diyerek mutlaka hediyelik eşya dükkanlarına uğrayın.Her şey gerçekten pahalı.Fakat en azından ufak bir anahtarlık alıp ilerde baktıkça gülümsersiniz.

Disneyland birkaç bölüme ayrılmış.Main Street USA, Frontierland, Adventureland, Fantasyland ve Discoveryland’dir. Her bölümde farklı temalar işlenmiş ve bölümlerdeki atraksiyonlara binmek için sıraya geçebilir veya fast pass kullanarak size biçilen süre zarfında başka şeyler yapıp sonrasında geri dönüp atraksiyona binebilirsiniz.Bu ücretsiz bir hizmet.Tabi VIP veya ücretli fast pass’ler de var fakat onlar için ayrıca 60-70 euro kadar ödemeniz gerekiyor.

Pariste gezilecek yerler bitmez bu sebeple  yeme-içme konusunda da bir şeyler yapmanız gerekecek.Bazen girişlerde yiyecekleri çıkartıyorlar ama genelde çantanızda sıkıca sarılmış şeyler varsa sorun etmiyorlar.Kendiniz getirebilirseniz emin olun ki daha uygun oluyor ama öte yandan da oralara gitmişken ordan yemek var.Etrafta birçok restorant bulabilirsiniz.Ufak fast food ürünleri satan yerler, Mc Donalds ve fırın tarzı yerler var.Ben tercihimi fast fooddan yana kullandım.Restoranların bir miktar pahalı olduğu konusunda uyarmama gerek yoktur sanırım.

Kısacası, Paris genel olarak rüya bir şehir.Işık şehri, aşk şehri…Heyecanlandıran ve her yerini merak ettiren bir havası var.Gidin,imkanınız varsa bir süre kalın.Ailenizle birlikte zaman geçirmeyi seviyor ve yeni bir şeyler arıyorsanız yeni rotanız bu olabilir.Özellikle Disneyland tam bir grupça eğlenme yeri. Pariste gezilecek yerler için Suyunuz, atıştırmalıklarınız, ekstra bir hırka ve şehir haritanız yanınızdaysa her şeyin yolunda gitmemesi için hiçbir sebep yok!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Begenmedim Begenmedim
0
Begenmedim
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Aşık oldum Aşık oldum
0
Aşık oldum
Şaşırdım Şaşırdım
0
Şaşırdım
Begendim Begendim
1
Begendim
Sinirlendim Sinirlendim
0
Sinirlendim
Korktum Korktum
0
Korktum
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
0
Sesli Güldüm

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

giriş

Captcha!
Hesabın yok mu?
kaydol

şifreyi sıfırla

Geri dön
giriş

kaydol

Captcha!
Geri dön
giriş
Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Liste
The Classic Internet Listicles
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı